Ana içeriğe atla

Haruki Murakami’nin Kadınsız Erkekler’i

haruki murakami ile ilgili görsel sonucu
Çağımızın en önemli yazarlarından biri Haruki Murakami. Eserleri 50’den fazla dile çevrilmiş, sadece Japonya’da değil tüm dünyada tanınmış bir yazar. Basit bir dili, etkileyici cümleleri, modern insanın yalnızlığına dair dikkat çekici betimlemeleri var. Karakterleri okuyan, sorgulayan ve genellikle mutsuz insanlar. Kitapları sürreal denebilecek türde ama bir o kadar da gerçekçi. Sıra dışı tarzı eleştirildiği kadar seviliyor da. İlk kitabı 1979’da yayımlanan “Rüzgarın Şarkısını Dinle”. En çok sevilen kitapları ise “İmkansızın Şarkısı” (2004), “Zemberekkuşunun Güncesi” (2005), “Sahilde Kafka” (2009) ve “1Q84” (2012). “Kadınsız Erkekler” ise onun 2016 yılında yayımladığı son kitabı. (Ülkemizde Doğan Kitap etiketi ve Ali Volkan Erdemir çevirisiyle yayımlandı.)
Kitap, yalnız kalan birkaç erkeğin puslu hikayelerini anlatıyor. Yalnızlığın sebepleri ise terk edişler, vazgeçişler, ihanetler, ölümler… Hiç beklemediğin bir anda yalnız kalabilirsin. Ve işin kötü yanı geriye dönme şansın da olmayabilir. Kitapta kadınlara ve aşka dair 7 hikaye var. Her zamanki sezgisel, sürprizli ve bohem Murakami diliyle. Ne de olsa o edebiyatın Dali’si.
“Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek…”
Haruki Murakami hakkında kısa kısa:
  • Yazar olmadan önce Peter Cat isminde bir caz barı işletiyordu.
  • İlk kitabını bir beyzbol maçı sonrası yazmaya karar verdi. Sonradan bu maçta aydınlanma hissettiğini belirtti.
  • Günde 10 km koşuyor ve en sevdiği hobisi çevirmenlik yapmak. 60’lı yaşlarda F. Scott Fitzgerald romanı “Muhteşem Gatsby”i çevirmek istiyor.
  • Asistanı, eleştirmeni, ilk okuyucusu Yoko isimli karısı.
  • Kedilere çok düşkün.
haruki murakami kadınsız erkekler ile ilgili görsel sonucu

Yorumlar

  1. Bu yazarın kitapları notlarımın arasında var. Ama bir türlü sıra gelmedi. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İYİ Kİ VARSIN

''Dikkat! Bu post öneri içerir''
Eğer sevgiliniz veya eşiniz için el emeği bir sürpriz

hazırlamak istiyorsanız lütfen youtube kanalıma 

yüklediğim bu videoyu izleyin :)

İyi ki varsın dediğiniz her kim varsa ömür boyu 

yanınızda olması dileklerimle...

Tek bir cümle içinde ne çok şey barındırır. “iyi ki varsın” demek, “sayende” demektir; şükretmek, teşekkür etmektir.

bir dilektir aynı zamanda, “iyi ki varsın”. tek bir dilek: var olanın, hep olmasını istemektir. “iyi ki varsın”, “tamam” demektir.

artık aramayı bırakabileceğini bilmek, her şeyin artık yerli yerinde olduğunu anlamaktır. tamamlanmış hissedebilmektir. “güvendeyim” demektir, iyi ki varsın.

birine, tüm şeffaflığınla, bin-bir rengini gösterebilmektir.

başını yaslayacağın yeri bulmanın rahatlığıyla emin olmak; “o varsa, bana kolay kolay bir şey olmaz” demektir.

üstüne üstlük, “her şey seninle daha bi’ güzel”dir, iyi ki varsın.

o varsa, hiçbir an sıradan olamaz, bilmektir. “sana ihtiyacım var” demektir.

bağlılıktır. mecburiyet…

Bir Şair Padişah II.Murad/Muradi

Daha önceki yazılarımda hem cihan hükümdarı olup hemde şair ruhlu olan padişahlardan bahsetmiştim onlara erişmek isterseniz Fatih Sultan Mehmed Han ve Kanuni Sultan Süleyman  tıklayınız ;)

Şimdi ise 2.Murad Han, Muradi mahlası ile karşımızda.Birazcık naçizane bilgi vereyim istedim...

"Gerçi kim haddüm degüldür bûseni kılmak dilek
Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek"

Muradî

Osmanlının 6. Padişahı, şair, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış. Doğumu Amasya 1404, Ölümü Edirne 3 Şubat 1451. Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği'nden Suli Bey'in kizi Emine Hatun'dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. (Ak, Coşkun, a.g.e, 49)

Mevlevî tarikatına mensup, hattat bir şair olan Sultan II. Murad, saza, söze ve eğlenceye düşkündü. Türk musikisine önemli hizmetleri olmuştur. 

Kalem ve kılıç; her ikisi de onun zamanında çok kıymetliydi. Döneminde Arapça ve Farsça'dan önemli eserler Türkçe&…

Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin

Türk Edebiyatı'nın unutulmaz isimlerinden Ömer Seyfettin'in cenazesine kimse sahip çıkmayınca, ünlü yazar kadavra yapıldı.
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, aynı zamanda edebiyatın en çok okunan yazarlarından. Yalnızca 36 sene yaşayan yazar, aynı zamanda Türk Edebiyatı'na çok sayıda eser kazandırmıştır;ancak ünlü yazarın hikayesi ne yazık ki edebiyata kazandırdığı eserler kadar parlak sonlanmamıştır. 
23 Şubat 1920'de şeker hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Haydarpaşa Hastanesi'nde 6 Mart'ta son nefesini verdi. Şeker hastalığından habersizdi Kadıköy dolaylarındaki kiralık evinde yalnız yaşayan Ömer Seyfettin'in yakalandığı şeker hastalığından ne kendisinin ne de doktorların haberi vardı. Şeker hastalığının günümüzdeki kadar yaygın olmadığı o dönemde, tedavi yöntemleri de yeterince gelişmemişti. Ünlü yazar yemek yiyemiyor, günden güne zayıflıyordu; onunla yalnızca en yakın arkadaşı Ali Canip ilgileniyordu. Doktor tavsiyesiyle bol…