Ana içeriğe atla

Bloglar arası röportaj/ Arsel'in Okyanusu

Bloggerların ünlü simalardan neyi eksik deyip bir etkinlik başlatmıştı sevgili Annesinin prensesi :)
Bu röportaj etkinliğinde bende tatlı mı tatlı bir hanımefendi ile eşleştim ve ona sorularımı yönelttim. Bakalım sevgili İlayda ile röportajımız nasıl geçmiş ;)

Berika: Blog yazmaya ne zaman başladın ? 
İlayda: blog yazmaya 2016 haziran ayında bir post atıp 3 ay sonra '' aa benim bir bloğum vardı '' diyerekten başladım.

Berika: Bayanlara yaş sorulmaz ama sana yaşıını sorsam söyler misin ? :) 
İlayda: Elbette söylerim 17 :D daha gencim anlayacağın.

Berika: 10 sene sonra kendini nerede görüyorsun ?
İlayda: 10 sene sonra kendimi kedimle evde izdivaç programları izleyip çekirdek çıtlarken görüyorum.şaka şaka 10 yıl sonrasını göremiyorum yahu! :) 

Berika: neden makyaj  bloğu ?
İlayda: kozmetiğe olan ilgim ve bu alanda önüne gelenin bir şeyler bildiğini  zannedip yazmasından sıkılıp, samimi ve ürünlerin gerçek yorumlarının olduğu bir blog oluşturmam gerektiğini düşünmüştüm ( sözüm meclisten dışarı :D)

Berika: Hangi takımı tutuyorsun? 
İlayda: Tabiki Galatasaray ( Aslan İlaydaaa ^_^)
 
Berika: Bu hayatta en çok istediğin şey nedir ?
İlayda: Brooklyn de yaşamak desem ... çok değil kısa sürede yaşasam olur ama oranın havasını alıp tozunu yutmak istiyorum!

Berika:senin için hayatın anlamı nedir ?
İlayda:benim için hayatın anlamı mutlu kalabilmek. dünyada mutluymuş gibi görünüp , maskesini kaldırdığında öyle olmayan çok insan var...

Berika: bir sihirli değneğin olsa neleri değiştirmek isterdin?
ilayda:bu cevabım klasik olacak belki ama hayatımda değiştirmek istediğim şey yok ! belki de vardır ama balık hafızalı olduğuma inanıyorum :D 

Vaktini ayırıp sorularımı yanıtladığı için blogger arkadaşıma teşekkürlerimi iletiyorum. Sevgiler...

Yorumlar

  1. Kısa ve öz soru ve cevaplar :) nasilda denk gelmissiniz valla.Bi nefeste okudum :)

    Ellerinize yüreginize saglk.17 yr ayrıca sasirdim bu arada 😉💙💙

    YanıtlaSil
  2. Aynı soruları oğluma sormak geçti aklımdan yaş aynı olunca cevapları merak ettim,Allah ikinizin de yolunu açık etsin inşallah İlayda'nın da Brooklyn hayali dilerim ki gerçekleşir💕

    YanıtlaSil
  3. Güzel sorular ve güzel cevaplar.Emeğinize sağlık.:)

    YanıtlaSil
  4. Elinize yüreğinize sağlık çok güzel olmuş :D Genç bloggerları aramızda görmek ne hoş

    YanıtlaSil
  5. Gülerek okudum gerçekten bende en kısa sürede yayınlayacağım 😊❤️💞

    YanıtlaSil
  6. Cıvıl cıvıl bir gencimiz işte :) Zevkle okudum.Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  7. ilayda'yı da tanımış olduk kendisini takibe aldım banada beklerim :)

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel olmuş bu sorular da cevaplar da. MErakla okudum resmen. :) İlayda kardeşim, inşallah yaşın ilerledikçe de hayatında değiştirmek isteyeceğin bir şeyler olmaz. :)

    YanıtlaSil
  9. hah haa çok tatlı yaaaa zaten çok tatlı biriiiii :)

    YanıtlaSil
  10. Çok güzel bir röportaj olmuş kısa ve öz olmuş emeğinize yüreğinize sağlık ikinizde güzel yürekli insanları severim sizi 😀😊😊

    YanıtlaSil
  11. Her insan gibi hayatlar da özel, hayaller de. Güzel bir röportaj olmuş :) ❤

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İYİ Kİ VARSIN

''Dikkat! Bu post öneri içerir''
Eğer sevgiliniz veya eşiniz için el emeği bir sürpriz

hazırlamak istiyorsanız lütfen youtube kanalıma 

yüklediğim bu videoyu izleyin :)

İyi ki varsın dediğiniz her kim varsa ömür boyu 

yanınızda olması dileklerimle...

Tek bir cümle içinde ne çok şey barındırır. “iyi ki varsın” demek, “sayende” demektir; şükretmek, teşekkür etmektir.

bir dilektir aynı zamanda, “iyi ki varsın”. tek bir dilek: var olanın, hep olmasını istemektir. “iyi ki varsın”, “tamam” demektir.

artık aramayı bırakabileceğini bilmek, her şeyin artık yerli yerinde olduğunu anlamaktır. tamamlanmış hissedebilmektir. “güvendeyim” demektir, iyi ki varsın.

birine, tüm şeffaflığınla, bin-bir rengini gösterebilmektir.

başını yaslayacağın yeri bulmanın rahatlığıyla emin olmak; “o varsa, bana kolay kolay bir şey olmaz” demektir.

üstüne üstlük, “her şey seninle daha bi’ güzel”dir, iyi ki varsın.

o varsa, hiçbir an sıradan olamaz, bilmektir. “sana ihtiyacım var” demektir.

bağlılıktır. mecburiyet…

Bir Şair Padişah II.Murad/Muradi

Daha önceki yazılarımda hem cihan hükümdarı olup hemde şair ruhlu olan padişahlardan bahsetmiştim onlara erişmek isterseniz Fatih Sultan Mehmed Han ve Kanuni Sultan Süleyman  tıklayınız ;)

Şimdi ise 2.Murad Han, Muradi mahlası ile karşımızda.Birazcık naçizane bilgi vereyim istedim...

"Gerçi kim haddüm degüldür bûseni kılmak dilek
Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek"

Muradî

Osmanlının 6. Padişahı, şair, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış. Doğumu Amasya 1404, Ölümü Edirne 3 Şubat 1451. Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği'nden Suli Bey'in kizi Emine Hatun'dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. (Ak, Coşkun, a.g.e, 49)

Mevlevî tarikatına mensup, hattat bir şair olan Sultan II. Murad, saza, söze ve eğlenceye düşkündü. Türk musikisine önemli hizmetleri olmuştur. 

Kalem ve kılıç; her ikisi de onun zamanında çok kıymetliydi. Döneminde Arapça ve Farsça'dan önemli eserler Türkçe&…

Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin

Türk Edebiyatı'nın unutulmaz isimlerinden Ömer Seyfettin'in cenazesine kimse sahip çıkmayınca, ünlü yazar kadavra yapıldı.
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, aynı zamanda edebiyatın en çok okunan yazarlarından. Yalnızca 36 sene yaşayan yazar, aynı zamanda Türk Edebiyatı'na çok sayıda eser kazandırmıştır;ancak ünlü yazarın hikayesi ne yazık ki edebiyata kazandırdığı eserler kadar parlak sonlanmamıştır. 
23 Şubat 1920'de şeker hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Haydarpaşa Hastanesi'nde 6 Mart'ta son nefesini verdi. Şeker hastalığından habersizdi Kadıköy dolaylarındaki kiralık evinde yalnız yaşayan Ömer Seyfettin'in yakalandığı şeker hastalığından ne kendisinin ne de doktorların haberi vardı. Şeker hastalığının günümüzdeki kadar yaygın olmadığı o dönemde, tedavi yöntemleri de yeterince gelişmemişti. Ünlü yazar yemek yiyemiyor, günden güne zayıflıyordu; onunla yalnızca en yakın arkadaşı Ali Canip ilgileniyordu. Doktor tavsiyesiyle bol…