Bir Öykü/ Çocukluk Aşkı

20:05:00


11 yaşındaydım. Birisini sevmenin ne demek olduğunu bilmeyecek kadar tecrübesiz ama en masum hislerle sevecek kadar da saftım.
Tek sırdaşım en yakın arkadaşım olan Tuğçe idi. O benden sadece bir yaş büyüktü. Bizim mahallede bir çocuk vardı adı Mustafaydı, o da bazen arkadaşlarla sokakta oyunlar oynarken bize katılırdı. Ben onu her gördüğümde karnımda kelebekler uçuşurdu. Aşk neydi o zaman nerden bilebilirdim. Bildiğim tek şey onu görünce aptalca gülümseyen yüzüm ve karnımda uçuşan kelebeklerdi.

 Bu hislerimin tek şahidi en yakın arkadaşım Tugceydi. Ne zaman Mustafa ile ilgili bir şeyler öğrense gelip bana anlatırdı. Ben ise saklambac oynarken onun ebe olup beni söbelemesini isteyecek kadar masumdum.
 Bir kaç yıl sonra o mahalleden taşınmıştık. Giderken ona olan hislerimden bihaber olan Mustafa için ne çok aglamıştım. Bir daha gormeyecegimi düşünmek acıtmıstı yüreğimi. Tuğçe beni teselli ediyordu merak etme onunla ilgili her şeyi sana anlatacağım diyordu.
Tuğçeyi gerçekten çok seviyordum, mahalleden ayrıldıktan sonra mektuplasmaya başladık.  Yıllarca bu şekilde haber aldık birbirimizden. Tabi o zamanlar kişisel telefonlar daha ortada yoktu. Bazen mektuplarinda Mustafa'dan haberler verirdi bana.  Nasıl mutlu olurdum anlatamam. Mustafa'yı uzaktan uzağa platonik bir aşk ile hâlâ seviyordum. Bir süre mektup gelmez oldu arkadaşımdan, telaslandim, korktum acaba başına bir şey mi geldi diye...
Mahalleden ayrılalı beş sene olmuştu Tuğçe başka bir ilçede okuduğu için yüzyüze görüşme imkânımız olmuyordu zaten benim babamda beni bir yerlere kolay kolay gönderecek birisi değildi bu yüzden buluşamazdık. Arkadaşımdan mektup gelmeyeli 2 ay olmuşt. Ona artık darılmaya baslıyordum. Neden hiç bir haber vermeden mektup göndermeyi kesmişti ki?

Bir gün postacının bisikletinin zilinin sesi duyuldu. Dışarıdan bir ses "posta" diye bağırdı hemen koştum kaptım elinden zarfı.
Mektup Tuğçedendi.
Nasıl sevinmiştim...
Heyecanla açtım mektubu okumaya başladım... Keşke okumasaydım!
Mektupta Mustafa'dan bahsediyordu. Meğer Mustafa  çocuklugumuzdan beri Tuğçe'yi seviyormus ona olan duygusunu yıllarca içinde saklamis ve bir gün söylemeye karar vermiş.  O dönemlerde Tuğçe de duygusal bir boşluktaymış ve Mustafa'nın hislerine karşı koyamamış, onun arkadaşlık teklifini kabul etmiş...  Mektubun sonunda BENİ AFFET yazıyordu.
Artık Tuğçe benim için yoktu,kırgındım, yaralamıştı beni.
Yıllarca çıkaramadım aklımdan Mustafa'yı. Tuğçe ve Mustafa'dan bir daha da haber alamadım. Acaba hâlâ görüşüyorlar mıydı?

Üniversite çağına gelmiştim başka bir şehirde üniversite okuyordum. Sınıfımda Yusuf diye birisiyle tanışmıştım ara sıra onunla kantinde muhabbet eder, çay içerdik, iyi bir çocuktu. Bir gün beni arkadaşlarıyla düzenledikleri yemeğe davet etti. Nazik davetini kırmayarak kabul ettim. Hazırlanıp restorana gittiğimde kız-erkek karışık kalabalık bir grup vardı masada. Herkesle tek tek selamlaşırken bir de ne göreyim Mustafa karşımda.
Çok şaşırdım, heyecanlandim, ne yapacağımı bilemedim. Ona olan hislerimden hiçbir zaman haberdar olmamıştı, normal davranmaliydim. Ama neden onu görünce  o çocukluk hislerim yeniden canlanmıştı? Aman Allahım! Karnımda kelebekler uçuşuyordu...
Uzun süredir birbirimizi görmediğimiz için o akşam epey sohbet etmiştik ve sonrasında yeniden buluşmak için sözleşmiştik. Tekrar bulusacagimiz o günü iple çekiyordum. O çocuksu duygularim tekrar canlanmıştı. Bir süre Mustafa ile buluşup bol bol muhabbet ettik. Sanki bana ilgisi var gibiydi ama anlam veremiyordum. Benim ona olan ilgimi anladığı için mi böyle davranıyor yoksa gerçekten arkadaşça mı yaklaşıyordu? Zaman sonra konuşmalarında bana hep Tuğçe'den bahsetmeye başladı.  Onu hâlâ unutamadigindan dem vuruyordu.
Kendimi toparladım, mantıklı düşünmek için zorladım. Yıllardır içimde kalan o duyguları ona anlatmak istiyordum bana bir şans vermese bile bilmesini istiyordum. Cesaretimi toplayıp ona çocukluktan beri aşık olduğumu söyledim.  Yıllarca sadece onu seven birisinin olması onu etkileyeceğini düşünmüştüm. "Biliyordum, Tuğçe bana olan hislerinden bahsetti onunla arkadaş olduğumuz dönemde. Ama sen beni severken bende Onu seviyordum" dedi. Sustum...
Kalktım ve eve gittim. En azından ona olan duygularımı ifade etmiş olmanın rahatlığı vardı.
Bir gün Mustafa beni şehrin güzel yerlerini gezmeye davet etti. Ben, icimde hâlâ bir ümit ile belki sever, belki de bendeki aşkın geçici bir heves olmadığını anlayınca bana hayran olup yerini sevgiye bırakmıstır deyip duruyordum...
Gezimiz boyunca hep Tuğçe'den ve onu ne kadar çok uzdugunden, onu acımasızca terkettiğinden bahsedip durdu.  Ağlamak üzereydim...
"Yeter artık Mustafa anlamıyor musun, görmüyor musun sana hâlâ aşığım ve sen bana Tugce'den bahsediyorsun. Nasıl canim yanıyor anlatamam." Diye bağırıp,ağlayarak uzaklaştım oradan ve bir daha da Mustafa ile hiç gorusmedim. Neden böyle davrandigina ise hiçbir zaman anlam veremedim. Onu unutmak için başka adamlar sevmeye çalıştım, alıştım.  Artık yoktu, duygularım bitmişti.
Zaman sonra üniversite bitmiş işe başlamıştım, memleketime dönmüştüm. Tesadüfün bu kadarı olamazdı yolda yürürken yanımdan iki kişi geçiyordu birde ne göreyim Tuğçe ve Mustafa kol kola ellerinde torbalar, yüzleri mutlu yürüyorlardı. Uzun uzun gözlerimin içine baktı Mustafa mahçup bir şekilde.
Tuğçe ise beni hiç görmedi, ya tanımadı ya da tanımamazlıktan geldi...
Zaten o tanısa bile ben kesinlikle tanımazdım onu.
Sonra duydum ki nişanlanmışlar.
Mustafa'ya karşı hislerim hep masum ve çocuksuydu. Duygularımı hicbir zaman Tuğce'den başka kimse bilmedi ve onun için gecelerce göz yaşları döktüğümü ise Allah'tan gayrısı görmedi...



Bunları da Beğenebilirsin

14 yorum

  1. Bunu senmi yaşadın Berikacım yoksa bir hikayemi. Resmen gözümde film gibi canlandı. Zor bir durum gerçekten. Masum aşk işte çocukluktaki. Acaba hala öyle aşk varmı dır

    YanıtlaSil
  2. Aman Allahım bu gerçek mi??😭 Duygulandım gerçekten 😐

    YanıtlaSil
  3. Ne kadar masumane bir aşk değil mi?Keşke hep öyle kalsaydı.Şimdikiler gibi içi boşaltılmasaydı aşk denen güzelliğin.Bu arada Tuğçeye de kızmadım değil.

    YanıtlaSil
  4. Çok dram yüklü bir öykü olmuş. Bir o kadar da masum... Emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
  5. Sadece bir hikaye :) yorumlarınız için çok teşekkür ederim canlar

    YanıtlaSil
  6. Sanki bizzat ben yaşamışım gibi kötü oldum, çok duygulandım :(

    YanıtlaSil
  7. Hıhhh napim ben öyle arkadaşı.:) mustafada madem patonik sevdigini biliyorsa niye hala konuşmaya calisiyor o kızla.Aman birbirlerini bulmuşlar kızı Allah korumuş valla haha :)

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel bir hikaye olmuş gerçekten ahh ah bu ilk aşklar beni nerelere götürdün 😊😁 ilk aşklar unutulmaz 😊😁 emeğine yüreğine sağlık canım benim sevgiler 😊

    YanıtlaSil
  9. çok güzel bir öykü duygulandım :) bu arada seni takibe aldım canım bana da bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  10. okurken hem sinirlendim hem de üzüldüm. tuğçenin sana yaptığı şey hiç hoşuma gitmedi. insan böyle dostlar biriktirmemeli. :) onunla arkadaşlığını keserek iyi etmişsin

    YanıtlaSil