Ana içeriğe atla

Yüreğim Yanıyor


Uyku girmiyor gözüme, çaresizlik beni yiyip bitiriyor adeta. Neden mi? Ah canım Suriye!  Ah! Halep...
Gördüğüm her fotoğraf, izlediğim her video kanımı donduruyor. Ağlamak ve dua etmekten daha başka şeyler yapabilmeliyim diyorum kendi kendime. 
Bu savaş her ne kadar onların imtihanı gibi görünse de bence tamamiyle insanlığın imtihanı.  Yaşadığım şehir de konum itibariyle Suriye'den çok fazla göç aldı.  Savaşın başladığından bu yana bir sürü Suriyeli ile tanışma fırsatım oldu. Oradan gelenlerden dinlediklerim çok acı vericiydi. Kiminin annesi kiminin eşi kiminin çocuğu gözlerinin önünde ölmüştü.  Kimisi kıl payı Kurtulmuştu ölümden.  Aç ve susuz kalmışlardı günlerce. Ve daha neler neler...
Buna rağmen maalesef Suriyeliler hakkında çok fazla olumsuz yorum duyuyordum. 
-Neden Türkiye kabul etti bunları, ne işleri varmış?
-Suriyeli kadınlar Türk kadınlarını bakımsız ve çirkin buluyormuş.
-Suriyeliler hırsızlık yapıyormuş.
-Ay başörtünü Suriyeliler gibi bağlama onları sevmiyorum!
-Ülkelerinde gidip savaşsınlar ne işleri var burada!
Ve daha neler neler. ..
Elbette her ırkın her ülkenin her milletin iyisi de var kötüsü de. Ama hiç kimse -ler -lar ekini kullanıp bir insanın yaptığı hatayı bütün hepsine yüklememeli. Herşeyden evvel biz muslumaniz ve aynı Sancağın altında aynı şeye inanıyoruz.  Din kardeşliği dediğimiz bir olgu var.
Allah bana fırsat verdi hamdolsun bir çok Suriyeli vatandaşın yüreğine dokunma imkanım oldu,içlerinde Arap da vardı Türkmen de. Elimden geldiğince birşeyler yaptım onlar için çünkü bana göre bu benim imtihanımdı. Benim başıma böyle birşey gelse ve vatansız kalsam, insanların bana sırt çevirdiğini görsem ne hissederdim? diye hep sordum kendime. Vatansız kalmak o kadar acı birşey ki Allah bizi bununla imtihan etmesin inşallah. Şimdi bırakın benlik duygunuzu bir kenara, boşverin şu Suriyeli kötü adamın yaptıklarını, faturayı hepsine birden kesmeyi unutun. Açın ellerinizi semâya yalvarın Allah'a. Bu imtihandan başarılı bir şekilde geçebilmek için. 
Akan kanın durması, savaşın tamamen bitmesi, çocukların ölmemesi, kardeşlerimizin selameti ve huzuru için dua edin n'olur.
Ve tabiki dua etmenin sınırı yok ülkemiz için, askerimiz polisimiz, masum vatandaşlarımız, şehitlerimiz için dua etmeyi ihmal etmeyeceğiz. Zulme uğrayan Türk, Türkmen, Kürt, Müslüman her kim varsa dua etmeliyiz. Insanlık ölmesin!  Öyleyse bu gece ve her gece dualar arş da toplanıp birleşsin inşallah.  
Selam ve dua ile dostlar...

Yorumlar

  1. Öyle güzel yazmışsın ki. Bu konuyla ilgili ben de yazmak istiyorum ama elim varmıyor. Ne desem çare olmayacak sanki. Elimizden gelen tek şey dua... Allah dualarımzı kabul etsin.

    YanıtlaSil
  2. Dün çok şükür Halepte ateşkes ilan edildi ve insanlar oradan alınacak. Çok şükür...
    Çok güzel anlattın.. Dua en büyük anahtar.

    YanıtlaSil
  3. Allah razı olsun.. Dediklerin çok doğru, çok fazla şeyler söyleniyor ülkemize gelen Suriyeli halka ilgili ama orada yıllardır amansız bir savaş var bizim dibimizdeler, nereye gidecekler. Ya ben olsam diye sormak nefsimizin işine gelmiyor. Üstelik ne kadar savaş adı telaffuz edilmese de biz de içindeyi. Savaşıyoruz, Fırat operasyonu başta, sinsi, gizli, içeride, dışarıda düşmanlarla savaşıyoruz. Suriye, Halep yanıyor onların işi zor Allah yardım etsin ama biz de bu yangının içindeyiz. Dualarla selamete kavuşmak nasip olacak inşaallah..

    YanıtlaSil
  4. Aynı fikirdeyim.Artık insanları gözlerini açsınlar kalp gözüyle baksınlar dünyaya.Ne olursa olsun sevgi olmalı sevgi içinde olmalıyız.

    YanıtlaSil
  5. Ne kadar güzel yazmışsınız yüreğinize sağlık, her kim insanlara zarar veriyorsa Rabbim onları en ağır şekilde cezalandırsın inşallah.

    YanıtlaSil
  6. Birilerinin güç, toprak savaşının sonuçlarını mazlum insanlar çekiyor, çok yazık. Dua etmekten başka bir şey yapamıyoruz. Allah yardımcıları olsun. :(

    YanıtlaSil
  7. Malesef birilerinin koltuk sevdası hep sivil halkı vuruyor

    YanıtlaSil
  8. Haklısın berikacım ve içtenlikle diyorum ki Allah vatansız bırakmasın! Çok zor...

    YanıtlaSil
  9. of yaa duadan başka ne yapabiliriz ki bizler di mi yaaa.

    YanıtlaSil
  10. Kaleminize sağlık... Allah yardımcıları olsun... Elden çok fazla bir şey de gelmiyor ki:( Sevgiler..

    YanıtlaSil
  11. Berika'cığım, tarih dersinde savaşların tarihlerini ve antlaşmalarını ezberlerdik, imtihanda iyi not almak için. Bize savaşın çıkış sebeplerini öğrettiler yakılan, yıkılan şehirlerden bahsettiler ama insanların çektikleri kitaplarda yer almadı. İşte o okuduğumuz savaşların insanlara yaptığına bizzat şahit oluyoruz şimdi. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  12. Çok haklısın. Resmen önyargılarımızın içinde boğulmuş durumdayız. Herşeyden önce şunu bilmeliyiz "Komşusu açken tok yatan bizden değildir " diyen bir dinimiz varken nedir bu kabullenmeyişimiz. Bizim olmayacak dünyayı paylaşamıyoruz :( Allah hepsinin yardımcıları olsun.

    YanıtlaSil
  13. Çok haklısın Rabbım vatansız bayraksız bırakmasın Çok güzel yazmışsın yüreğine sağlık sevgiler ....

    YanıtlaSil
  14. Allah savaşlardan korusun milletimizi. Artık bu üzücü olaylar hepimizi yıpratıyor. Dediğiniz gibi insalık imtihanı kaybediyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İYİ Kİ VARSIN

''Dikkat! Bu post öneri içerir''
Eğer sevgiliniz veya eşiniz için el emeği bir sürpriz

hazırlamak istiyorsanız lütfen youtube kanalıma 

yüklediğim bu videoyu izleyin :)

İyi ki varsın dediğiniz her kim varsa ömür boyu 

yanınızda olması dileklerimle...

Tek bir cümle içinde ne çok şey barındırır. “iyi ki varsın” demek, “sayende” demektir; şükretmek, teşekkür etmektir.

bir dilektir aynı zamanda, “iyi ki varsın”. tek bir dilek: var olanın, hep olmasını istemektir. “iyi ki varsın”, “tamam” demektir.

artık aramayı bırakabileceğini bilmek, her şeyin artık yerli yerinde olduğunu anlamaktır. tamamlanmış hissedebilmektir. “güvendeyim” demektir, iyi ki varsın.

birine, tüm şeffaflığınla, bin-bir rengini gösterebilmektir.

başını yaslayacağın yeri bulmanın rahatlığıyla emin olmak; “o varsa, bana kolay kolay bir şey olmaz” demektir.

üstüne üstlük, “her şey seninle daha bi’ güzel”dir, iyi ki varsın.

o varsa, hiçbir an sıradan olamaz, bilmektir. “sana ihtiyacım var” demektir.

bağlılıktır. mecburiyet…

Bir Şair Padişah II.Murad/Muradi

Daha önceki yazılarımda hem cihan hükümdarı olup hemde şair ruhlu olan padişahlardan bahsetmiştim onlara erişmek isterseniz Fatih Sultan Mehmed Han ve Kanuni Sultan Süleyman  tıklayınız ;)

Şimdi ise 2.Murad Han, Muradi mahlası ile karşımızda.Birazcık naçizane bilgi vereyim istedim...

"Gerçi kim haddüm degüldür bûseni kılmak dilek
Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek"

Muradî

Osmanlının 6. Padişahı, şair, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış. Doğumu Amasya 1404, Ölümü Edirne 3 Şubat 1451. Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği'nden Suli Bey'in kizi Emine Hatun'dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. (Ak, Coşkun, a.g.e, 49)

Mevlevî tarikatına mensup, hattat bir şair olan Sultan II. Murad, saza, söze ve eğlenceye düşkündü. Türk musikisine önemli hizmetleri olmuştur. 

Kalem ve kılıç; her ikisi de onun zamanında çok kıymetliydi. Döneminde Arapça ve Farsça'dan önemli eserler Türkçe&…

Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin

Türk Edebiyatı'nın unutulmaz isimlerinden Ömer Seyfettin'in cenazesine kimse sahip çıkmayınca, ünlü yazar kadavra yapıldı.
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, aynı zamanda edebiyatın en çok okunan yazarlarından. Yalnızca 36 sene yaşayan yazar, aynı zamanda Türk Edebiyatı'na çok sayıda eser kazandırmıştır;ancak ünlü yazarın hikayesi ne yazık ki edebiyata kazandırdığı eserler kadar parlak sonlanmamıştır. 
23 Şubat 1920'de şeker hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Haydarpaşa Hastanesi'nde 6 Mart'ta son nefesini verdi. Şeker hastalığından habersizdi Kadıköy dolaylarındaki kiralık evinde yalnız yaşayan Ömer Seyfettin'in yakalandığı şeker hastalığından ne kendisinin ne de doktorların haberi vardı. Şeker hastalığının günümüzdeki kadar yaygın olmadığı o dönemde, tedavi yöntemleri de yeterince gelişmemişti. Ünlü yazar yemek yiyemiyor, günden güne zayıflıyordu; onunla yalnızca en yakın arkadaşı Ali Canip ilgileniyordu. Doktor tavsiyesiyle bol…