Ana içeriğe atla

Aşkın -de Hali

Şimdilerde aşkın -de halini yaşıyorum.Sendeyim...
Aylardan Kasımdı geceleyin gök gürültüsüyle karışık sağanak bir yağmur yağmasına rağmen,sabah hava günlük güneşlikti.Yağmurun gökyüzünü tertemiz etmesi de cabasıydı.Mahinur her zaman ki sabah rutinlerini yapmış, bugün ne yapsam ki diye düşünmekteydi.Günlerden pazardı deli gibi dışarı çıkıp gezme isteği vardı ama bir taraftan da hazırlandığı üniversite sınavı aklına geliyordu.Dışarı çıkmaya kalksa zaten annesi izin vermeyecek "hadi kızım otur dersine" çalış diyecekti.Şu an ders çalışma isteği de yoktu içinde.Kütüphanesine yöneldi bir kitaba başlamalıyım diye düşündü.Bir kitap seçti ve okumaya başladı.Mahinur her zaman,okuduğu kitaplarda aşkı nasıl anlattıklarına,aşka ne yönden baktıklarına dikkat eden birisiydi.Aşkın birisine delice bağlanmak gibi basit bir şey olmadığını düşünürdü hep.Acaba aşk neydi? Kendisi hiç hissetmemişti merak ederdi bu yüzden.Kitabını okumaya devam etti.Okuduğu kitapta kendisi gibi aşkı arayan bir karakter vardı,ilgisini çekti kitap ve bütün gün bu kitabı okuyup bitirmeye karar verdi.Saatlerce odasından çıkmadı.Bir ara annesi en sevdiği tatlıdan yaptığını ve gelip yemesini söylesede bırakamadı kitabı elinden.Okudu,okudu,okudu...Zaten o okumayı çok severdi.Okuyup birilerine bir şeyler anlatmak,öğrendiklerini paylaşmak en sevdiği şeylerden birisiydi.Zaman sonra annesi odasına geldi ve kitabı elinden alıp "hadi bakalım ders zamanı Mahinur Hanım" dedi de ancak o zaman bırakabildi kitabı elinden.Ve gün gibi aşikar olan bir gerçek üniversite sınavı yine aklına düştü mecburen ve ona çalışmaya devam etti.
<Devam Edecek>

Yorumlar

  1. Bakalim Mahinur hanim 5 sikkin arasinda bocalarken aski bulabilecek mi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende merak etmekteyim kafamda bir seyler var Mahinurla alakalı bakalim artik :))

      Sil
  2. Çok güzel bir başlangıç olmuş

    YanıtlaSil
  3. Bence son kısmını bida düşün giris güzel gelisme bölümünde bitmis sanki son kısımlar bağlayici ve meraklandırıcı olur insallah anlatabilmişimdir :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İYİ Kİ VARSIN

''Dikkat! Bu post öneri içerir''
Eğer sevgiliniz veya eşiniz için el emeği bir sürpriz

hazırlamak istiyorsanız lütfen youtube kanalıma 

yüklediğim bu videoyu izleyin :)

İyi ki varsın dediğiniz her kim varsa ömür boyu 

yanınızda olması dileklerimle...

Tek bir cümle içinde ne çok şey barındırır. “iyi ki varsın” demek, “sayende” demektir; şükretmek, teşekkür etmektir.

bir dilektir aynı zamanda, “iyi ki varsın”. tek bir dilek: var olanın, hep olmasını istemektir. “iyi ki varsın”, “tamam” demektir.

artık aramayı bırakabileceğini bilmek, her şeyin artık yerli yerinde olduğunu anlamaktır. tamamlanmış hissedebilmektir. “güvendeyim” demektir, iyi ki varsın.

birine, tüm şeffaflığınla, bin-bir rengini gösterebilmektir.

başını yaslayacağın yeri bulmanın rahatlığıyla emin olmak; “o varsa, bana kolay kolay bir şey olmaz” demektir.

üstüne üstlük, “her şey seninle daha bi’ güzel”dir, iyi ki varsın.

o varsa, hiçbir an sıradan olamaz, bilmektir. “sana ihtiyacım var” demektir.

bağlılıktır. mecburiyet…

Bir Şair Padişah II.Murad/Muradi

Daha önceki yazılarımda hem cihan hükümdarı olup hemde şair ruhlu olan padişahlardan bahsetmiştim onlara erişmek isterseniz Fatih Sultan Mehmed Han ve Kanuni Sultan Süleyman  tıklayınız ;)

Şimdi ise 2.Murad Han, Muradi mahlası ile karşımızda.Birazcık naçizane bilgi vereyim istedim...

"Gerçi kim haddüm degüldür bûseni kılmak dilek
Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek"

Muradî

Osmanlının 6. Padişahı, şair, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış. Doğumu Amasya 1404, Ölümü Edirne 3 Şubat 1451. Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği'nden Suli Bey'in kizi Emine Hatun'dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. (Ak, Coşkun, a.g.e, 49)

Mevlevî tarikatına mensup, hattat bir şair olan Sultan II. Murad, saza, söze ve eğlenceye düşkündü. Türk musikisine önemli hizmetleri olmuştur. 

Kalem ve kılıç; her ikisi de onun zamanında çok kıymetliydi. Döneminde Arapça ve Farsça'dan önemli eserler Türkçe&…

Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin

Türk Edebiyatı'nın unutulmaz isimlerinden Ömer Seyfettin'in cenazesine kimse sahip çıkmayınca, ünlü yazar kadavra yapıldı.
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, aynı zamanda edebiyatın en çok okunan yazarlarından. Yalnızca 36 sene yaşayan yazar, aynı zamanda Türk Edebiyatı'na çok sayıda eser kazandırmıştır;ancak ünlü yazarın hikayesi ne yazık ki edebiyata kazandırdığı eserler kadar parlak sonlanmamıştır. 
23 Şubat 1920'de şeker hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Haydarpaşa Hastanesi'nde 6 Mart'ta son nefesini verdi. Şeker hastalığından habersizdi Kadıköy dolaylarındaki kiralık evinde yalnız yaşayan Ömer Seyfettin'in yakalandığı şeker hastalığından ne kendisinin ne de doktorların haberi vardı. Şeker hastalığının günümüzdeki kadar yaygın olmadığı o dönemde, tedavi yöntemleri de yeterince gelişmemişti. Ünlü yazar yemek yiyemiyor, günden güne zayıflıyordu; onunla yalnızca en yakın arkadaşı Ali Canip ilgileniyordu. Doktor tavsiyesiyle bol…