Ana içeriğe atla

Bir Şair Padişah SULTAN III.SELİM/Selimi-İlhami

Şair Padişahlar serisine devam etmek istedim ve şimdide III.Selim'den bahsetmek istedim.Bu şair ruhlu padişahımız karşımıza Selimi/İlhami mahlası ile karşımıza çıkıyor.Birazcıkta olsa değinmek istiyorum sizler için;

(24 Aralık 1761 - 28 Temmuz 1808), 28. Osmanlı padişahı.

III. Selim, 24 Aralık 1761 tarihinde babası III. Mustafa'nın saltanatı döneminde dünyaya geldi. Babası 1774 yılında öldüğünde sadece 13 yaşında olduğu için amcası I. Abdülhamit tahta çıktı. I. Abdülhamit şehzade Selim'e kendisinden önceki padişahların tersine, oldukça iyi davrandı. Kafes (oda hapsi) hayatı yaşamasına rağmen Selim'in iyi bir eğitim almasına izin verdi. Şehzade Selim müzik ve edebiyat ilgilendi. Fransa'nın Fransız Devrimi öncesindeki son kralı olan XVI. Louis'le mektuplaştı. Daha tahta çıkmadan Osmanlı Devleti'nde köklü bir yapısal değişikliğe gerek olduğu inancına vardı. I. Abdülhamit 7 Nisan 1789 yılında ölünce, III. Selim Avrupa'yı temelinden sarsacak olan Fransız Devriminin eşiğinde tahta çıktı.

Şiirlerinde İlhamî, İlham, Selim ve Selimî mahlaslarını kullanan şair Padişahın, şiirlerinden oluşan bir Divanı bulunmaktadır. Şiirlerinde Divan Edebiyatı nazım türlerinin tamamına yakın şekil ve türleri denemiştir. 

Yaşına göre bilge, alçak gönüllü, sanatkâr bir gönüle sahip, aynı zamanda en önemli bestekârlarımızdan birisiydi.Sûz-i dilâra makamı onun icadıdır. Mevlevi tarikatına mensuptur ve Şeyh Galip'in hamisidir.

Tarihte Kabakçı Mustafa isyânı olarak geçen isyânda, 1808' de öldürülmüştür. Öldürülen şairlerimizden olup, naaşı Laleli Camiine defnedilmiştir.


"Nola varsak biz de ol meh-pâre âfetden yana
Bir vesileyle söz açsak yâra vuslatdan yana

Sözimüze itmez ise ger tehevvür ol perî
Görse nigâhın şeker-leb mâh-ı talatdan yana

Gûşını benden yana tut dinle nush-u pendümi
Rûz-ı mahşerde çekersin bana mihnetten yana

Bu hitâbum itme revâ vü zehr efendi cânum
Hazret-i Hakkı sorarsan gel mahabbetden yana

Nice mümkin kim ide teşrîf bize ol bî-aman
Kes ümîdin gayrı İlhâmî ol ülfetden yana"

                                           

"Yaz irişdi vü kızardı rûy-ı al-i gül biraz
Şevkden feryâda âgâz eyledi bülbül biraz

Göricek ol kâkül-i miskîn-nümâyân dilberi
Gıbta itdi pîc ü tâba başladı sünbül biraz

Tab-ı ruhsâr-ı dilârâsın temâşâ eyleyüp
Ona şevkinden sarılmak istedi kâkül biraz

La'l-i al rengini gördükde ol meh-pârenün
Iztırâba başladı sahba içinde mül biraz

Bir güzel meydânı buldı esb-i kilk İlhâmiyâ
Nola cevlân eylese mânend-i düldül biraz"

III. Selim şiir ve müziğe çok meraklıydı. İlhami mahlasıyla birçok şiirler yazdı ve çok sayıda şarkı besteledi. 

Klasik Türk Müziğindeki suzidilara, şevkefza, şevk-u tarab, Arazbarbûselik ve nevakürdi makamları III. Selim'in buluşlarıdır. 



Dini müzik olarak ayin, durak, nat, ilahi formunda, din dışı müzik olarak Kâr, beste, semai, şarkı, köçekçe, peşrev, saz semaisi formunda 64 civarında eser bestelemiştir. III. Selim'in yazdığı saltanatın gelip geçici olduğunu anlatan bir manzume şöyledir:


Bâg-ı âlem içre gerçi pek safâdur saltanat
Vakf itsen bir kurı gavgâya câdur saltanat

Bu zamânun devletiyle kimse magrûr olmasun
Kâm alursan adl ile ol dem becâdur saltanat

Kesb ider mi vuslatun bin yılda bir âşık anun
Meyl ider kim görse ammâ bî-vefâdur saltanat

Kıl tefekkür ey gönül çarhun hele devrânunı
Geh safâ ise velî dâ'im cefâdur saltanat

Bu cihânun devletine eyleme zerre tama
Pek sakın İlhâmi zirâ bî-vefâdur saltanat"



Yorumlar

  1. Sayende padişahların şair yönünü de keşfetmiş oluyoruz... Teşekkürler..:)

    YanıtlaSil
  2. Sayenizde tarih bilgilerimizi tazeledik.Okul yıllarında tarih derslerinde genelde safahata düşkün padişahlardan biri olarak adlandırılan III.Selim Osmanlı devletinin gerileme döneminde yer almıştır.Şair yönünden bahsedilse de siz biraz daha detaylı bilgi vermişsiniz.Saygılar

    YanıtlaSil
  3. Degerli yorumlarınız için ben teşekkür ederim.Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  4. Bu seriye devam etmelisin bence...Okumaktan büyük zevk alıyorum..Kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İYİ Kİ VARSIN

''Dikkat! Bu post öneri içerir''
Eğer sevgiliniz veya eşiniz için el emeği bir sürpriz

hazırlamak istiyorsanız lütfen youtube kanalıma 

yüklediğim bu videoyu izleyin :)

İyi ki varsın dediğiniz her kim varsa ömür boyu 

yanınızda olması dileklerimle...

Tek bir cümle içinde ne çok şey barındırır. “iyi ki varsın” demek, “sayende” demektir; şükretmek, teşekkür etmektir.

bir dilektir aynı zamanda, “iyi ki varsın”. tek bir dilek: var olanın, hep olmasını istemektir. “iyi ki varsın”, “tamam” demektir.

artık aramayı bırakabileceğini bilmek, her şeyin artık yerli yerinde olduğunu anlamaktır. tamamlanmış hissedebilmektir. “güvendeyim” demektir, iyi ki varsın.

birine, tüm şeffaflığınla, bin-bir rengini gösterebilmektir.

başını yaslayacağın yeri bulmanın rahatlığıyla emin olmak; “o varsa, bana kolay kolay bir şey olmaz” demektir.

üstüne üstlük, “her şey seninle daha bi’ güzel”dir, iyi ki varsın.

o varsa, hiçbir an sıradan olamaz, bilmektir. “sana ihtiyacım var” demektir.

bağlılıktır. mecburiyet…

Bir Şair Padişah II.Murad/Muradi

Daha önceki yazılarımda hem cihan hükümdarı olup hemde şair ruhlu olan padişahlardan bahsetmiştim onlara erişmek isterseniz Fatih Sultan Mehmed Han ve Kanuni Sultan Süleyman  tıklayınız ;)

Şimdi ise 2.Murad Han, Muradi mahlası ile karşımızda.Birazcık naçizane bilgi vereyim istedim...

"Gerçi kim haddüm degüldür bûseni kılmak dilek
Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek"

Muradî

Osmanlının 6. Padişahı, şair, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış. Doğumu Amasya 1404, Ölümü Edirne 3 Şubat 1451. Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği'nden Suli Bey'in kizi Emine Hatun'dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. (Ak, Coşkun, a.g.e, 49)

Mevlevî tarikatına mensup, hattat bir şair olan Sultan II. Murad, saza, söze ve eğlenceye düşkündü. Türk musikisine önemli hizmetleri olmuştur. 

Kalem ve kılıç; her ikisi de onun zamanında çok kıymetliydi. Döneminde Arapça ve Farsça'dan önemli eserler Türkçe&…

Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin

Türk Edebiyatı'nın unutulmaz isimlerinden Ömer Seyfettin'in cenazesine kimse sahip çıkmayınca, ünlü yazar kadavra yapıldı.
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, aynı zamanda edebiyatın en çok okunan yazarlarından. Yalnızca 36 sene yaşayan yazar, aynı zamanda Türk Edebiyatı'na çok sayıda eser kazandırmıştır;ancak ünlü yazarın hikayesi ne yazık ki edebiyata kazandırdığı eserler kadar parlak sonlanmamıştır. 
23 Şubat 1920'de şeker hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Haydarpaşa Hastanesi'nde 6 Mart'ta son nefesini verdi. Şeker hastalığından habersizdi Kadıköy dolaylarındaki kiralık evinde yalnız yaşayan Ömer Seyfettin'in yakalandığı şeker hastalığından ne kendisinin ne de doktorların haberi vardı. Şeker hastalığının günümüzdeki kadar yaygın olmadığı o dönemde, tedavi yöntemleri de yeterince gelişmemişti. Ünlü yazar yemek yiyemiyor, günden güne zayıflıyordu; onunla yalnızca en yakın arkadaşı Ali Canip ilgileniyordu. Doktor tavsiyesiyle bol…