Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Şair Padişah SULTAN III.SELİM/Selimi-İlhami

Şair Padişahlar serisine devam etmek istedim ve şimdide III.Selim'den bahsetmek istedim.Bu şair ruhlu padişahımız karşımıza Selimi/İlhami mahlası ile karşımıza çıkıyor.Birazcıkta olsa değinmek istiyorum sizler için;
(24 Aralık 1761 - 28 Temmuz 1808), 28. Osmanlı padişahı.

III. Selim, 24 Aralık 1761 tarihinde babası III. Mustafa'nın saltanatı döneminde dünyaya geldi. Babası 1774 yılında öldüğünde sadece 13 yaşında olduğu için amcası I. Abdülhamit tahta çıktı. I. Abdülhamit şehzade Selim'e kendisinden önceki padişahların tersine, oldukça iyi davrandı. Kafes (oda hapsi) hayatı yaşamasına rağmen Selim'in iyi bir eğitim almasına izin verdi. Şehzade Selim müzik ve edebiyat ilgilendi. Fransa'nın Fransız Devrimi öncesindeki son kralı olan XVI. Louis'le mektuplaştı. Daha tahta çıkmadan Osmanlı Devleti'nde köklü bir yapısal değişikliğe gerek olduğu inancına vardı. I. Abdülhamit 7 Nisan 1789 yılında ölünce, III. Selim Avrupa'yı temelinden sarsacak olan Fransız Devri…

Bir Şair Padişah II.Murad/Muradi

Daha önceki yazılarımda hem cihan hükümdarı olup hemde şair ruhlu olan padişahlardan bahsetmiştim onlara erişmek isterseniz Fatih Sultan Mehmed Han ve Kanuni Sultan Süleyman  tıklayınız ;)

Şimdi ise 2.Murad Han, Muradi mahlası ile karşımızda.Birazcık naçizane bilgi vereyim istedim...

"Gerçi kim haddüm degüldür bûseni kılmak dilek
Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek"

Muradî

Osmanlının 6. Padişahı, şair, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış. Doğumu Amasya 1404, Ölümü Edirne 3 Şubat 1451. Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği'nden Suli Bey'in kizi Emine Hatun'dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. (Ak, Coşkun, a.g.e, 49)

Mevlevî tarikatına mensup, hattat bir şair olan Sultan II. Murad, saza, söze ve eğlenceye düşkündü. Türk musikisine önemli hizmetleri olmuştur. 

Kalem ve kılıç; her ikisi de onun zamanında çok kıymetliydi. Döneminde Arapça ve Farsça'dan önemli eserler Türkçe&…

ÇARE

Kanadı kırık bir kuş gibi öylece bırakıp gittin beni.Savunmasız,çaresiz... Umurunda olmadı nasıl uçarım,nerelere giderim? Sen kendi gökyüzünde özgürce kanat çırparken başka alemlere, Ben çırpındım eskisi gibi olabilmek için ama olmadı,yapamadım. Bekledim...Kanadı kırık şekilde,bir elin çarem olması için... Yine,yeniden anladım ki sığınılacak tek liman, Gönülleri evirip çeviren Yaradan imiş. Gönlümün çaresini O'ndan istemekteyim... Biliyorum ve görüyorum benim çarem bende saklı, Adı dilime yasaklı! Yakındır kanatlarımı çırpıp, Gerçek aşka doğru uçmam... Çarem'in Çare'si olabilmek duasıyla...



Bir tatlı huzur Radyo Naif

Küçüklüğümden beri radyo dinlemeye bayılırım ben yeri gelir pop müzik çalan bir radyoyu yeri gelir Türk halk müziği,Türk sanat müziği veya yabancı şarkı çalan bir radyoyu dinlemişimdir.En çokta güzel programlar yapan özellikle şiir tadında olanları tercih ederdim.Ruhumu dinlendirmek için uyumadan önce mutlaka dinlediğim bir radyo programı olurdu...Hele bir de radyo tiyatrosu vardı bayılırdım ona hala denk geldikçe dinlerim.Son zamanlarda keşfettiğim Radyo Naif'ten bahsetmek istedim sizlere.Zira o kadar güzel programlar ve müzikler var ki bu radyoda müptelası oldum diyebilirim :) Radyo Naif'in yeri Ankara da imiş belki gidenler vardır bilirler ben hiç gitmedim ama fotoğraflarda gördüm kitap kafe tarzında çok hoş çok nezih bir yere benziyordu.Bu radyo tamamen kültür,sanat,edebiyat,film ve şarkı üzerine olduğu için ilgimi ayrı bir celbetti.Sonra derken Radyo Naif'in kurucusu yapmış oldukları şiir programında benimde şiirlerime yer vermek istediklerini söyledi çoooookkkk mutlu…

Ve yine bir mim :)

Sevgili Tigris Driver beni mimlemiş ve hatırına geldiğim için çok mutlu olaraktan bende sorulara yanıt vereyim bakalım :)

1)Blogger denilince aklınıza gelen 3 şey nedir?
Samimiyet,ahde vefa,güzel yürekler

2)Kişisel blogları mı yoksa gezi,güzellik ve moda bloglarını mı tercih ediyorsunuz?
Her türlü blogu takip etmeye çalışıyorum elimden geldiğince çünkü herkesten öğreneceğim bir şeyler olduğuna inanıyorum ama özellikle tercihim benim ki gibi kişisel bloglar :)

3)Blogger olmanızda etkili olan en önemli 3 şey nedir?
Etkili olan çokta önemli bir şey yok aslında sadece naçizane yazdıklarımı paylaşmak için,kendimi daha iyi ve özgürce ifade edebileceğime inandığım için buradayım :)

4)Örnek aldığınız  bloggerlar var mı?
Her blogger'ın hoşuma giden yönünü örnek almaya çalışırım ama özgünlükten de ödün vermemeye gayret gösteririm.

5)Şu an ki mesleğin nedir veya hangi mesleği seçeceksin?
Çok yakında sizinde dualarınızla öğretmen olacağım inşallah...

6)En sevdiğin blogger arkadaşlarını yazmanı istiyorum…

Allah aşığı bir zat-ı muhterem Tapduk Emre

Tarihin tozlu sayfalarında saklı kalmış,bir çoğumuzun haberdar olmadığı öyle yüce gönüllü,Allah aşığı,mürekkep yalamadığı halde dünyalar kadar büyük ilme sahip güzel insanlar var ki...Maalesef ki ya adını duyup geçiyoruz veya hiç duymuyoruz bile.Bu sebepledir ki hayatı hakkında az da olsa bilgi sahibi olunca bahsetmek istedim sizlere Tapduk Emre'den...Ama burada yazanlar,onun hayatı hakkında denizde bir damla misalidir daha detaylı bilgi sahibi olmak için bolca okuyup araştıralım inşallah :) Ben naçizane hatırlara getirmek istedim bu yüce gönüllü insanı...

Tapduk Emre kimdir?
Taptuk Emre, mutasavvıf ve Bektaşi dervişi, Yunus Emre'nin mürşidi. Horasanlı olup Cengiz Han baskısı sıralarında Anadolu'ya gelmiştir. 1210 ile 1215 yılları arasında doğduğu sanılmaktadır. Hacı Bektaş-ı Veli'nin halefidir. Söylenceye göre Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre'yi yetiştirme işini Taptuk Emre'ye bırakır. Tarihçilerin "koyu (aşırı) Bâtınî" dediği Taptuklular,Taptuk Emre adl…

Vintage aşkına

Daha öncelerde Retro aşkına başlıklı bir paylaşım yapmıştım o yazıma da bakmak isterseniz buradan buyrunuz ;)
Şimdi ise vintage aşığı birisi olarak vintage aşkına kısa ve bol görselli bir yazı hazırlamak istedim :)
Nedir bu vintage efendim? Vintage bir moda terimidir. Geçmiş yıllardaki döneme ait tek ve özel parça ya da koleksiyonlara verilen isim olarak bilinmektedir. Örneğin; Christian Dior’un 40’lardaki New Look’u, Pucci’nin 60’lardaki baskıları, YSL’nin 80’lerdeki takımları gibi... Aslında Vintage bağbozumu anlamında kullanılmaktadır. Bu terim önce eşyalarda sonra otomobillerde daha sonralarıysa modada kullanılmaya başlanmıştır. Bir eşya'nın Vintage olabilmesi için belli bir geçmişi olması lazım, yani belli bir dönemi temsil edebilir, belli bir akıma ait olabilir ya da önemli bir tasarımcının ikonlaşmış tasarımı olabilir. Günümüzde modern tasarımlarla vintage stilini harmalayıp bir kent yaşam alanına dönüştürülebiliyor. Lafı fazla uzatmadan görsellere geçeyim.Vintage severlere sela…