Osmanlı’nın dünyaya hediyesi: Türk kahvesi

19:13:00

Anadolu’dan Avrupa’ya kahveyi ilk olarak 17. yüzyılın başlarında Venedikli tüccarlar götürür. 18. yüzyılın ilk yıllarından itibaren kahve içimi Avrupa’da yaygınlaşır. Kahve, İngilizcede “coffee”, Fransızcada “cafe”, Almancada “kaffe”, Macarcada “kave” olarak isimlendirilir. 
Kahvenin Avusturya’ya giriş hikâyesi de oldukça enterasandır. 2. Viyana Kuşatması (1683) sonrası Osmanlı orduları geri çekilirken geride çuvallar dolusu kahve bırakır. Avusturyalılar, çuvalların içindeki kahveyi, başlangıçta hayvan yemi zanneder. Osmanlıları tanıyan Georg Kolschitzky, bu çuvalların kendine verilmesini ister ve bunları sermaye yaparak Viyana’da kahve içilen bir yer açar. Böylece Avusturyalılar da kahve ile tanışır. 
Türk kıyafetlerinin Avrupalı hanımlar için model oluşturduğu, mehter müziğinin taklit edildiği o günlerde, 1669 yılında, Osmanlı Sefiri Süleyman Ağa’nın Paris’in mümtaz şahsiyetlerine kahve davetleri düzenlemesi, Fransa’da kahvenin daha büyük alâka görmesini sağladı. Hoşsohbet, nüktedan biri olan Süleyman Ağa’nın elçilik konağına kahve içmeye davet edilmek, Paris ileri gelenleri için büyük bir ayrıcalık sayılırdı.
18. yüzyıl Fransa’sında, Fransa Kralı XV. Lui’nin yakınlarından Madam Pompadur, Louvre Sarayı’nın bir odasını Türk odası olarak düzenler, bu odaya “A la Turca” yani “Türk usulü veya Türk üslubu” adını verir. Bu odanın en önemli özelliği saray hanımlarının Türk kadınları gibi giyinmesi, zarafet dili olarak Türkçenin konuşulması, içecek olarak da Türk kahvesinin içilmesidir. 

Bunları da Beğenebilirsin

13 yorum

  1. Şöyle köpüklü,köpüklü Türk kahvesi yudumlamak...Mis gibi kültürümüz...Açıklamalarınızı,ilgiyle okudum.Çok aydınlatıcı bir yazı olmuş.Huzurlu akşamlar diliyorum.

    YanıtlaSil
  2. Buyrun gelin size şööyyyle bol köpüklü bir kahve yapayım :) size de huzurlu akşamlar efendim ^_^

    YanıtlaSil
  3. Bende kahve tiryakilerindenim :) gercekten aydinlatici bir yazi olmus tesekkur ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek efendim memnun kaldıysanız ne mutlu bana :)

      Sil
  4. Merhaba Berika, Blogger dünyasına hoş gelmişsin, sana başarılar diliyorum. Çok mutlu ve keyifli bir haftasonu geçirmeni dilerim. Görüşmek dileğiyle, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rabia Hanim cok cok tesekkur ederim...Buralarda sizin gibi guzel insanlar ile bulusma firsatim oldu cok memnun oldum ben :) Size de huzurlu,saglik dolu guzel bir haftasonu diliyorum★

      Sil
  5. Blog yazılarınızın çok okunmasını diliyorum. Bilginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanıyorum. II. Viyana Kuşatması sonrasında, Avusturyalıların kuşatmanın bozguna uğramasının şerefine yaptıkları "ay çöreği" nin öyküsünü yazmıştım ben de. Yazmaya yeni başlamış olsanız da yazılarınız gayet güzel. yazmaya devam...

    YanıtlaSil
  6. Coookkk tesekkurler ederim efendim...Yazilarinizi ilgiyle takip edecegim cunku yeni seyler ogrenmeyi cok seviyorum her konuda.Her zaman beklerim :) Huzurlu geceler ☆☆☆

    YanıtlaSil
  7. Harika bir yazı olmuş. Elinize sağlık. Lütfederseniz, benzer bir konuda yayınlanmış bir yazıyı okumak için liveaplus.com sayfama da beklerim.

    http://liveaplus.com/tr/2014/10/kahve-kulturu/

    Saygılarımla,
    Altuğ TATLI
    http://www.liveaplus.com

    YanıtlaSil
  8. Yorumunuz için çok teşekkür ediyorum.Tabi ki okuyacağım yazınızı...

    YanıtlaSil
  9. Bilgiler için çok teşekkürler . Çok severim Türk kahvesini ama hikayesini bilmiyordum

    YanıtlaSil
  10. Rica ederim efendim.Kahve hem faydalı hemde 40 yıl hatırı var..Bundandır belki ona olan sevdamız :)

    YanıtlaSil