Ana içeriğe atla

AHVÂL

Artık az konuşup çok susuyorum.
Benim yerime gözlerim konuşuyor...
O yorgun gözlerim...
Ahvâlimi kimse bilmiyor,
bazen soranlar oluyor işte... "Neden böyle suskunsun? " diye.
Dönüp şöyle bir bakıyorum,
susuyorum ve sözü yine 
gözlerime bırakıyorum.
Biliyorum anlamıyorlar
 hep anlamış gibi yapıyorlar beni.
Oysa ben ne çok anlamıştım sizi...


Yorumlar

  1. Nasıl bilebilirsin anladığını onları,
    Nereden biliyorsun onların seni anlamadığını.

    YanıtlaSil
  2. Canım ben seni çok iyi anlıyorum.Her zaman da senin yanındayım.Sevgilerimi yolluyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoookk teşekkürler ablacığım biliyorum bunu :) Allah razı olsun ablam :) Sevgiler ♥♥♥

      Sil
  3. bu duyguyu çok iyi biliyorum ve seni şuan çok iyi anlıyorum. seni anlayanlar mutlaka vardır emin ol. gerekli olan doğru kişileri bulmak
    müziğin yine beni benden aldı çok güzel bunu söylemeden gidemeyeceğim kim söylüyor acaba bunu sakin oyun saatlerinde kullanabilirim okulda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Çok tesekkür ederim değerli yorumunuz için :) Blog acıldığında ilk çalan şarkının adı "İndila-Love Story"
      Keyifli dinlemeler ;-)

      Sil
  4. Evet, bazen susmak gerekebiliyor. Pisagor' un dediği gibi: "Ya susmak, ya da suskunluktan daha kıymetli bir söz söylemek gerekir."

    YanıtlaSil
  5. Birazda beni anlatıyor bu sözler sanki :)

    YanıtlaSil
  6. İnsanların ne düşündüğünü ne hissettiğini anlamak mümkün değil,öyle bir ruh hali var ki insanlarda çok çabuk değişiyorlar.

    YanıtlaSil
  7. Suskunluk belki de çok şey anlatır... Suskunkuğun içinde çok cümle gizlidir..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İYİ Kİ VARSIN

''Dikkat! Bu post öneri içerir''
Eğer sevgiliniz veya eşiniz için el emeği bir sürpriz

hazırlamak istiyorsanız lütfen youtube kanalıma 

yüklediğim bu videoyu izleyin :)

İyi ki varsın dediğiniz her kim varsa ömür boyu 

yanınızda olması dileklerimle...

Tek bir cümle içinde ne çok şey barındırır. “iyi ki varsın” demek, “sayende” demektir; şükretmek, teşekkür etmektir.

bir dilektir aynı zamanda, “iyi ki varsın”. tek bir dilek: var olanın, hep olmasını istemektir. “iyi ki varsın”, “tamam” demektir.

artık aramayı bırakabileceğini bilmek, her şeyin artık yerli yerinde olduğunu anlamaktır. tamamlanmış hissedebilmektir. “güvendeyim” demektir, iyi ki varsın.

birine, tüm şeffaflığınla, bin-bir rengini gösterebilmektir.

başını yaslayacağın yeri bulmanın rahatlığıyla emin olmak; “o varsa, bana kolay kolay bir şey olmaz” demektir.

üstüne üstlük, “her şey seninle daha bi’ güzel”dir, iyi ki varsın.

o varsa, hiçbir an sıradan olamaz, bilmektir. “sana ihtiyacım var” demektir.

bağlılıktır. mecburiyet…

Bir Şair Padişah II.Murad/Muradi

Daha önceki yazılarımda hem cihan hükümdarı olup hemde şair ruhlu olan padişahlardan bahsetmiştim onlara erişmek isterseniz Fatih Sultan Mehmed Han ve Kanuni Sultan Süleyman  tıklayınız ;)

Şimdi ise 2.Murad Han, Muradi mahlası ile karşımızda.Birazcık naçizane bilgi vereyim istedim...

"Gerçi kim haddüm degüldür bûseni kılmak dilek
Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek"

Muradî

Osmanlının 6. Padişahı, şair, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış. Doğumu Amasya 1404, Ölümü Edirne 3 Şubat 1451. Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği'nden Suli Bey'in kizi Emine Hatun'dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. (Ak, Coşkun, a.g.e, 49)

Mevlevî tarikatına mensup, hattat bir şair olan Sultan II. Murad, saza, söze ve eğlenceye düşkündü. Türk musikisine önemli hizmetleri olmuştur. 

Kalem ve kılıç; her ikisi de onun zamanında çok kıymetliydi. Döneminde Arapça ve Farsça'dan önemli eserler Türkçe&…

Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin

Türk Edebiyatı'nın unutulmaz isimlerinden Ömer Seyfettin'in cenazesine kimse sahip çıkmayınca, ünlü yazar kadavra yapıldı.
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, aynı zamanda edebiyatın en çok okunan yazarlarından. Yalnızca 36 sene yaşayan yazar, aynı zamanda Türk Edebiyatı'na çok sayıda eser kazandırmıştır;ancak ünlü yazarın hikayesi ne yazık ki edebiyata kazandırdığı eserler kadar parlak sonlanmamıştır. 
23 Şubat 1920'de şeker hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Haydarpaşa Hastanesi'nde 6 Mart'ta son nefesini verdi. Şeker hastalığından habersizdi Kadıköy dolaylarındaki kiralık evinde yalnız yaşayan Ömer Seyfettin'in yakalandığı şeker hastalığından ne kendisinin ne de doktorların haberi vardı. Şeker hastalığının günümüzdeki kadar yaygın olmadığı o dönemde, tedavi yöntemleri de yeterince gelişmemişti. Ünlü yazar yemek yiyemiyor, günden güne zayıflıyordu; onunla yalnızca en yakın arkadaşı Ali Canip ilgileniyordu. Doktor tavsiyesiyle bol…